Asansörde kalınca nasıl açılır? (Ve neden çoğu insanın ilk fikri tamamen yanlış?)
“Asansörde kalınca nasıl açılır” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz.
Asansörde kalmak… İnsan hayatının en garip, en “ben bunu neden yaşıyorum” anlarından biri. Dışarıdan bakınca çok basit bir durum: metal bir kutunun içindesin, düğmeler var, kapı var, bir de hafif panik var. Ama içerideyken olay bambaşka bir psikolojik deneyime dönüşüyor.
Ben İzmir’de yaşayan, her küçük kriz anını bile iç monoloğa çeviren biriyim. Ve şunu net söyleyeyim: asansörde kalınca insanın aklına gelen ilk 3 fikir şunlar oluyor:
1. “Herhalde biri şaka yapıyor.”
2. “Telefon çekiyor mu?”
3. “Kapıyı zorlasam açılır mı?”
İşte bu yazının en kritik noktası burada başlıyor: Asansörde kalınca nasıl açılır sorusunun cevabı, çoğu insanın sandığı gibi “bir şeyleri zorlamak” değildir. Hatta tam tersine, çoğu yanlış hareket durumu daha da karmaşık hale getirir.
Ama gel önce bu olayın içine birlikte girelim. Çünkü bu sadece teknik bir durum değil, aynı zamanda küçük bir insanlık sınavı.
Asansörde kalınca ilk 30 saniye: inkâr evresi
Asansör durur.
Bir sessizlik olur.
Sonra hafif bir “tık” sesi.
Ve insan beyninde o klasik cümle:
“Durmadı… sadece yavaşladı.”
Hayır. Durdu.
İşte bu ilk inkâr evresi, aslında en komik ama en kritik an. Çünkü insanlar bu aşamada genelde hiçbir şey yapmıyor. Sadece düğmelere tekrar tekrar basıyorlar. Sanki asansör “Aa pardon, yanlışlıkla durdum” diyecekmiş gibi.
Yanındaki biri varsa diyalog başlar:
— “Elektrik mi gitti sence?”
— “Yok yok, sistemdir bu.”
— “Sistem dediğin şey bizi niye sevmesin?”
İç ses ise çok daha dramatik:
“Şu an hayatımın filmi başlıyor olabilir.”
Asansörde kalınca nasıl açılır sorusuna ilk yanlış cevap: panik
Panik, insanın en yaratıcı ama en tehlikeli modu. Bu modda herkes mühendis, herkes kurtarma uzmanı.
Ama gerçek şu: Asansör kapısı içeriden “açma fikriyle” tasarlanmış bir şey değildir. Yani dışarı çıkma süreci, içerideki kişinin gücüyle çözülmez.
Ama bunu kim dinler?
İnsan önce hafifçe kapıyı yoklar. Sonra biraz daha sert. Sonra “bir deneyelim” diyerek omuzla yoklama başlar.
Bu noktada yanındaki kişi genelde şunu söyler:
“Yapma ya, filmde hep böyle başlıyor kötü şeyler.”
Ve evet, haklı.
Asansörde kalınca nasıl açılır? Gerçek cevap sandığından çok daha basit
Şimdi gelelim işin ciddi ama basit kısmına.
Asansörde kalınca yapılması gereken şey “açmaya çalışmak” değil, doğru iletişim kurmak ve sistemi devreye sokmaktır.
Ama bunu anlatırken bile insanın içinden şu ses geçiyor:
“Bu kadar basit olamaz ya…”
Evet, aslında bu kadar basit.
1. Alarm butonu: küçük ama etkili kahraman
Asansörlerin içinde genelde bir alarm butonu vardır. Bu buton aslında “beni kurtarın” tuşudur ama kimse ona yeterince dramatik bir anlam yüklemez.
İnsanlar genelde önce diğer butonları dener:
3. kat
5. kat
kapı açma
kapı kapama (neden denendiği hâlâ bilinmiyor)
Ama doğru adım şudur: alarmı kullanmak.
Ve genelde bastıktan sonra şu olur:
Hiçbir şey.
Sonra tekrar basılır.
Sonra tekrar.
Ve en sonunda bir ses gelir:
“Merhaba, sizi duyuyoruz.”
İşte o an insanın içinden geçen:
“Demek yalnız değilmişim…”
2. Telefon: modern çağın kurtarıcı illüzyonu
Asansörde kalınca herkesin yaptığı ikinci şey: telefon kontrolü.
Çünkü insan beyni şunu düşünür:
“Eğer internet varsa, her şey çözülür.”
Ama gerçek biraz daha acı:
Bazen çekmez.
Ve işte o an asansör içi mini bir varoluş krizine dönüşür.
— “Biri arayın!”
— “Kimi?”
— “Bilmiyorum, biri işte!”
İzmir’de bir arkadaş grubuyla asansöre sıkıştığınızı düşünün. O an bile muhtemelen biri şaka yapar:
“Story atamıyorum, bu kabul edilemez.”
Asansörde kalınca nasıl açılır? Yanlış bilinenler
Toplumda asansörle ilgili inanılmaz yanlış bilgiler var. Sanki mahallede biri “ben bir kere kaldım, biliyorum” demiş ve herkes onu referans almış gibi.
Yanlış 1: Kapıyı zorlayarak açmak
Bu en klasik hata.
İnsanlar kapıyı zorlamanın çözüm olduğunu düşünür. Oysa çoğu modern asansör sistemi buna izin vermez.
Ve daha önemlisi: bu hareket hem riskli hem de gereksizdir.
Ama tabii içeride 5 dakika kalınca insan kendini aksiyon filminde sanmaya başlıyor:
“Ben buradan çıkacağım.”
Hayır. Çıkmayacaksın. Bekleyeceksin.
Yanlış 2: Zıplamak veya sallamak
Evet, bunu yapanlar var.
“Belki çalışır” mantığıyla asansörü sallamak… Bu noktada fizik devreye giriyor ve genelde fizik kazanıyor.
Asansör kazanmaz.
Yanlış 3: ‘Bir şey olmaz’ demek
Bu da tehlikeli bir rahatlık hali.
İnsan bazen panik yerine aşırı umursamazlığa geçer:
“Boşver ya çıkarız bir şekilde.”
Çıkarsın ama “bir şekilde” kısmı senin kontrolünde değildir.
Asansörde kalınca psikoloji: küçük alan, büyük düşünceler
İşin en ilginç kısmı teknik değil, psikolojik.
Asansör dediğin şey birkaç metrekarelik bir alan ama insanın zihnini devasa bir sahneye çeviriyor.
İç sesin yükselmesi
Bir süre sonra dış ses azalır, iç ses artar.
“Ya uzun sürerse?”
“Ya kimse gelmezse?”
“Ya telefonum biterse?”
Ve en saçma düşünce:
“Acaba biri beni unuttu mu?”
Hayır. Sadece teknik bir durumdasın.
Ama insan beyni dramatize etmeyi sever.
Yanındaki insanla kurulan garip bağ
Asansörde kalınca insanlar normalde hiç konuşmayacağı biriyle bile samimi olur.
— “Nerelisin?”
— “İzmir.”
— “Aa ben de…”
5 dakika önce tanımadığın biriyle hayat hikâyesi paylaşmaya başlarsın.
Çünkü ortak düşman: asansör.
Asansörde kalınca nasıl açılır? Doğru davranış modeli
Şimdi net, sade ama gerçekçi şekilde düşünelim.
Sakin kalmak en kritik adım
Bu klişe gibi gelir ama doğru.
Panik, hiçbir şeyi hızlandırmaz.
Hatta çoğu zaman süreci daha karmaşık hale getirir.
Alarmı kullanmak
Bu sistem oraya süs olsun diye konmadı.
Gerçek yardım mekanizmasıdır.
Kapıyı zorlamamak
En önemli nokta bu.
Asansör kapısı “itince açılan bir dolap kapağı” değildir.
Beklemek
Evet, en sinir bozucu kısım.
Ama en gerçekçi çözüm.
İzmirli bakış açısıyla asansör krizi
Şunu itiraf edeyim: İzmir’de büyümüş biri olarak kriz anlarında bile içimde bir “rahatlık tiyatrosu” çalışır.
Asansörde kalınca bile biri der ki:
“Merak etmeyin, çıkarız.”
Ben ise içimden şunu düşünürüm:
“Umarım bu ‘çıkarız’ kısmı 3 saat sürmez.”
Ama aynı zamanda komik tarafı da var.
Çünkü modern hayatın en büyük ironisi şu:
Telefonlarımız her şeyi yapıyor ama bazen bir kapıyı bile açamıyoruz.
Asansörde kalınca nasıl açılır? Asıl cevap
Tüm teknik açıklamalar, yanlışlar, panikler, iç sesler bir yana…
Asansörde kalınca nasıl açılır sorusunun en doğru cevabı şudur:
Kendi başına zorlamadan, sistemi doğru şekilde devreye sokarak ve profesyonel yardımı bekleyerek.
Ama işin insan tarafı şu:
O küçük bekleyiş anı, bazen günün en absürt hikâyesine dönüşür.
Ve yıllar sonra bile biri “asansörde kaldım” dediğinde herkesin anlatacak bir hikâyesi olur.
Çünkü asansörler insanı sadece bir yerden bir yere götürmez.
Bazen sabrı, bazen paniği, bazen de birlikte gülmeyi öğretir.
“Asansörde kalınca nasıl açılır” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Elaziggelinlik olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.
Buna da Göz Atın: Asansör resetleme nasıl yapılır ?