Çok Akustik 18. Bölüm Konuğu Kim? Bir Hayal Kırıklığının Ardında
Kayseri’nin huzurlu, sakin sokaklarında, bir akşam yavaşça kaybolan güneşin ışıkları arasında yürürken, kafamda tek bir şey vardı: “Çok Akustik 18. bölüm konuğu kim?” Bu program, her hafta heyecanla izlediğim, akustik performansların en saf halini sunan bir platformdu. Ama o akşam, bir değişiklik vardı.
O Akşam Başka Bir Hissiyat Vardı
Hayal kırıklığı, beni bir anda sarmıştı. Uzun bir günün sonunda, evime girdiğimde hala kafamda aynı soruyla baş başa kalmıştım: “Bölüm konuğu kim?” Bu soru, benim için sadece bir programın merakı olmaktan çıkmıştı. Artık hayatımın bir parçasıydı. O akşam, programın açılışını yapacak olan kişi, benim için bir anlam taşıyordu. Ama tahminim hep yanlıştı.
Programın ilk dakikalarındaki o bekleyiş, ekranı karşımda izlerken, kalbim hızla çarpmaya başladı. “Kim olacak?” diye düşündüm. Beklentim büyük, çünkü her hafta bir başka sanatçının iç dünyasına dokunmak, beni bambaşka bir ruh haline sokuyordu. Ama bu hafta, her şey bir garipti. Bir an, yerimde duramaz oldum. Ekranda beliren ilk kareyi gördüm: “Çok Akustik 18. bölüm konuğu kim?” diye gösterdiği o ismin ne kadar tanıdık olduğunu fark ettim.
Hayal Kırıklığı: Beklediğim Mi?
Beni içine çekmesi gereken o an geldiğinde, beklentim, hiç ummadığım şekilde paramparça oldu. Biliyordum, o ismi görmeliydim, beklemeliydim ama bir türlü içimden “evet!” diyemedim. Çünkü, o akşam konuk olarak katılan isim, tam da beklediğim gibi değildi. Program, her zaman olduğu gibi akustik müziğin samimi yönünü bize sunuyordu, ancak bu kez hissettiğim o eksiklik, bir tuhaflık vardı. Konuk sanatçı, muhteşem yeteneklere sahipti; ancak ben o kadar farklı bir deneyim beklemiştim ki. “Bu değil,” diye geçirdim içimden.
Saatler geçtikçe, programın benim için bir hayal kırıklığına dönüştüğünü fark ettim. Tüm o heyecan, tüm o beklenti… Ve bir anda, ruh halimin değiştiğini hissettim. Ama sonra şunu düşündüm: Belki de tüm bu hissettiklerim, sadece aşırı büyük bir beklentiydi. Belki de bir günah gibi, her zaman yeni bir şey beklemek, insanı duygusal olarak yıpratıyordur.
Programı Bitirmemle Düşüncelerim
Çok Akustik 18. bölüm konuğu kimdi, gerçekten de önemli miydi? Evet, ilk başta önemli olduğunu düşündüm. Ama saatler geçtikçe, o hayal kırıklığının yerini umut aldı. Program sona erdiğinde, izlediğim şeyin, aslında hala kıymetli olduğuna karar verdim. O ses, o müzik, belki de hiç tahmin etmediğim şekilde beni etkilemişti. Belki de neyin beni etkilediği, kimlerin beni etkilediğinden çok daha önemliydi.
İçimdeki duygular birbiriyle çelişiyordu. Bir yanda hayal kırıklığı vardı, diğer yanda ise bu programın bana kattığı duygusal yoğunluk. Sonunda düşündüm ki, bazen beklentilerimizi düşürmek, tam da istediğimiz anı yakalamamıza olanak tanıyabiliyor.
Umut: Yine Bir Sonraki Bölüm
Ertesi gün, programın etkisinden çıkar çıkmaz, yine aynı soruyu sordum: “Çok Akustik 19. bölüm konuğu kim?” Belki de yine hayal kırıklığına uğrayacağım, belki de heyecanla izleyeceğim bir isimle karşılaşacağım. Ama bu kez, farklı bir hissiyatla bakıyorum. Bir günah gibi değil, sadece bir geçiş dönemi gibi. Çünkü her hafta izlediğimiz o insanlar, bizlere yalnızca müzik değil, aynı zamanda ruhsal bir deneyim sunuyor. Kimi zaman eksikliklerle, kimi zaman tamamlanmışlıkla.
Hayal kırıklıkları, bazen en güzel hatırlatmalardır. Hayal ettiğimiz şeylerin asla gerçekleşmediğini görmek, bazen bizi daha güçlü kılabilir. Ve ben, o akşam yaşadığım duygusal fırtınanın ardından, yine bir umutla, bir sonraki bölüme hazırlanıyorum.
—
Not: Her zaman bir sonrakinin daha güzel olacağına inanmak, belki de hayatın en güzel parçasıdır.